Helenistik Dönem

Makedonya Kralı Philippos
Sürüp giden devletler arası çekişmeler, Yunanlıların kuzeyde gelişmekte olan yeni tehlike kaynağının farkına varmalarını engelledi. Makedonyalılar, bu tarihe kadar, aralarında pek sıkı bağlar olmayan bir kabileler konfederasyonu halinde yaşamaktaydı. Ancak 359 yılında Philippos (M.Ö. 382-336) kral oldu. İyi bir örgütçü, komutan ve diplomat olan bu yönetici kabileler arasında birliği sağladıktan sonra 352'de Tesalya'yı, 342 yılında da Trakya’yı topraklarına kattı.

Yunanlılar arasında bu yeni tehlikenin ilk farkına varan Atinalılar oldu. Philippos'un güçlenmesi Karadeniz'deki karlı ticaret yollarını tehdit etmeye başlamıştı. Ne var ki, uzun süredir devam eden görece sakinlik, Atina halkını tembelleştirmiş, savaşma isteklerini kırmıştı. Demosthenes gibi bazı hatipler (ölümü M.Ö. 322), onları ticaret yollarına ve kentlerine yönelik bu yeni tehlikeye karşı harekete geçirmeye çalışarak, eski düşmanlıkları unutup birlik olmaya çağırdılar. Zamanla böyle bir birlik kurulduysa da, 338 yılında Philippos bu birliğin ordularını Khaironeia savaşında bozguna uğrattı ve Thebai’yi işgal etti. Atina direnmeye devam etmeye hazırlandıysa da, öteki devletlerden fazla bir desek göremedi. Bunun üzerine Korinthas Kongresi’nde Makedonya'nın önderliğinde yeni bir Yunan devletleri birliği kuruldu. Özgür kent, devletlerin bağımsızlığı sona ermişti.

Yunanistan: Klasik Dönem

Kral Leonidas
M.Ö. 48O yılında Kserkses'in komutasındaki Persler Yunanistan’ı istila etmek için ikinci bir sefere giriştiler. Büyük bir orduyla Çanakkale Boğazını geçip Yunan yarımadasının güneyine doğru ilerlediler. Bu sefer Thermoplai’deki dar geçidi tutan Kral Leonidas komutasındaki 3000 Spartalı’nın direnişi sayesinde kısa bir süre için durduruldu. Arkadan sarılan Spartalılar sonuna kadar mücadele ettiler. Atina işgal edildi. Ancak kısa bir sure sonra, Temistokles’in (yaklaşık M.Ö. 528-460) komutasındaki Atina filosu, Salamis’te Pers ordusunu yenilgiye uğrattı. Kserkses’in ordusu kuzeye çekildi ama daha sonra Spartalı Pausanias’ın komutasındaki birliklerin karşısında yenilgiye uğradı.

İnsanoğlu (Mankind) Belgeseli-İlk Çağdan Günümüze İnsanın Tarihi

Son bir aydır CNNTurk ekranlarında gösterilen  ve bir History Channel belgeseli olan İnsanoğlu(Mankind)'nun yeri, tarihi belgeseller içinde gerçekten apayrı, belgesel insanın tarihin başlangıcında ortaya çıkışından, ateşi bulmasına, ilk çiftçiden, dünyayı değiştiren bir dizi olaya, çok geniş kapsamlı bir tarih dökümü yapıyor. Dünya tarihini adeta özetliyor.

İnsanoğlu 1.bölüm Türkçe dublaj izle




Avrupa: MÖ 1200-500

kelt mezarları
Urnfiel Mezarları
Tunç devri, M.Ö. 1200 yılların da, Keltlerin ataları olan Urnfield kavimleri arasında olgunluk dönemine erişmişti. Keltler, M.Ö. 800-700 yıllarında eski Avrupa toplumunun egemen ve en ilerici gücü haline geldiler ve bu niteliklerini yüzyıllar boyunca sürdürdüler. Avrupa evriminin tarih-öncesi evresinde yer alan Urnfield kavimleri, Alp'lerin kuzeyinde yaşamaktaydılar. Türkçe'ye "Küllük" şeklinde çevrilebilecek olan Urnfield adı, bu kavimlere, Avrupa'ya getirdikleri yeni gömme törenleri nedeniyle, arkeologlar tarafından verilmiştir. Urnfield kavimleri, ölülerini toprak altına gömmek yerine, yakıyor yanık kemikleri vazolara koyuyor ve bunları "Urnfield" adı verilen büyük mezarliklara gömüyorlardı.

Yunan Uygarlığı: Yeni Siyasal Sistemler

Atinalı Solon
Yunan uygarlığını anlattığımız yazı dizimizin ilk bölümünü buradan okuyabilirsiniz.

Atinalı Solon (yaklaşık M.Ö. 840-558) sınıf mücadelesinin kökenindeki iktisadi sorunları çözmek ve devletin yasalarını güçsüzleri koruyacak biçimde değiştirmek için girişimlerde bulundu. 545 yılında Pesistratos (yaklaşık M.Ö. 600-527) iktidarı ele geçirdi; halkın haklarını genişletti ve soyluları yasaların denetimi altına soktu. Böylece, iki yüzyıl süreyle Atina'yı yönetecek olan demokratik sistemin temel ilkeleri saptanmış oldu. Öteki devletlerde de buna benzer gelişmeler oldu; tiranlar genellikle fazla dayanamıyordu. Bazı devletler örneğin kendine özgü bir anayasaya sahip olan Sparta ile kudretli bir oligarşi tarafından yönetilen Korinthos, tiranlık aşamasından geçmediler. Ne var ki, birçok devlette ‘azınlık’  ile ‘çoğunluk’ arasındaki mücadele hiçbir zaman tam olarak çözülmedi.